Mersin Ticaret Hukuku Avukatı - Şirketler

Mersin ticaret hukuku avukatı; 2001 tarihli 4721 sayılı Medeni Kanun'un önemli bir parçası olan 2011 tarihli 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, ticaret hukukunun temelidir. Ticaret Kanunu toplam 1535 madde ve 13 geçici madde ile Ticari İşletme, Ticaret Şirketleri, Kıymetli Evraklar, Taşıma İşleri, Deniz Ticareti ve Sigorta Hukuku olmak üzere altı kitaba ayrılmıştır. Ticaret hukuku, gerçek ve tüzel kişiler arasındaki ticari ilişkileri düzenleyen hukuk alanlarından biridir.

Mersin ticaret hukuku avukatı

Mersin Ticaret Hukuku Avukatı. Hizmet verilen bazı alanlar:

Hukuki danışmanlık. Rekabet hukuku, haksız rekabet davaları, haksız rekabete dayalı tazminat. Şirket kuruluş işlemleri. Sözleşme hazırlanması ve incelenmesi. Ticari alacak, icra takibi başlatma. Kıymetli evrak hukukuna ilişkin davalar. Şirket devir, birleşme vb. işlemleri, şirket alınması ve satılması işlemleri. İflas - iflas erteleme, konkordato. Hisse devir işlemleri, kredi sözleşmesi, rehin, leasing. İhtarname ve cevabi ihtarname düzenlenmesi. Ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi. Kıymetli evrak, bono, çek, poliçe. Saklama sözleşmesi, gümrük davaları. Ticari satım, ticari mal değişimi sözleşmesi, cari hesap sözleşmesi, acentelik. Yönetim kurulu - genel kurul üyelerine ilişkin hususlar, yönetim kurulu veya genel kurul kararının iptali. Komisyon sözleşmesi, taşıma sözleşmesi, eser sözleşmesi, vekaletsiz iş görme. Ortaklık sözleşmesinin hazırlanması, yatırım danışmanlığı. Tasfiye payı veya kar payı, distribütörlük ve franchising sözleşmesi. Uluslararası uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulması. Uluslararası tahkim yollarına başvuru ve sonrasındaki işlemlerin tamamlanması. Yabancı dilden sözleşmelerin çevrilmesi.

Uygulamada sık görülen davaların birkaçı:

Alacak davası, itirazın iptali. Haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetten men. Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması ve tazminat, iflas. İflas erteleme ve konkordato, maddi - manevi tazminat. Tüketici hukuku kaynaklı, alacaklara ilişkin, vergi hukukundan kaynaklı ve unvan kullanımı ile ilgili davalar.

Ticari Dava

Ticari davalar mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılır. Ayrıca ticari nitelikte kabul edilen davalar vardır ki bunlar istisnadır. Mutlak ticari davalar, konuları itibarıyla tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesinde ve bazı özel kanunlarda mutlak ticari davaların hangileri olduğu belirtilmiştir. Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarına nispi ticari davalar denilmektedir(Koşullar: Her iki tarafın tacir olması + ihtilafın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması).

Tacir - Ticari İşletme - Şirket - Esnaf

6102 Sayılı TTK.nun ....maddesine "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla hakla bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Anılan Yasanın ....maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." ....maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri ....maddenin ....fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret Siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2015/10215 E. 2016/5589 K.).

Tacir Olmanın Yükümlülükleri ve Sonuçları

Unvan seçme ve kullanma. Basiretli bir iş adamı gibi hareket etme. İflasa tabi olma. Defter(ler) tutma. Sicile ve odalara kaydolma. Ticari karinesine tabi olma. Ticari örf ve adete tabi olma. Satışlarda ve mal değişimlerinde özel hükümlere tabi olma. Ücretin ve cezanın indirilmesini isteyememe. Hapis hakkına sahip olma. İhtarlarda ve ihbarlarda şekle bağlı olma.

Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır(TTK md. 19/1).

Mersin ticaret hukuku avukatı için iletişim araçlarından herhangi birini kullanarak hızlı bir şekilde bize ulaşın.