Lütfen yorumlarınızı, önerilerinizi veya düzeltmelerinizi iletmekten çekinmeyin.

Uyuşturucu Ticareti Suçu - Avukat Enes TEKER & Mersin


Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde, Ceza Hukuku, Mersin Avukat. Akdeniz, Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mezitli, Mut, Silifke, Tarsus, Toroslar, Yenişehir.
Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti


Uyuşturucu madde ticareti suçu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imalinin, ithalinin veya ihraç edilmesinin; üçüncü fıkrasında ise bu maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satılmasının, satışa arz edilmesinin, başkalarına verilmesinin, sevk edilmesinin, nakledilmesinin, depolanmasının, satın alınmasının, kabul edilmesinin ve bulundurulmasının suç olduğu belirtilmiştir. Kanunda uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin neler olduğu tek tek sayılmamıştır. Esrar, kenevir, kubar, eroin, kokain, ecstasy, morfin, bonzai, sentetik kannabinoid, bazmorfin uyuşturucu maddelere örnek olarak verilebilir.


Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunun Cezası


- Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.


- Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.


- Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.


- Yukarıda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması, üçüncü paragraftaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.


- Yukarıda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.


- Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki hükümler uygulanır. Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.


- Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.


- Bu suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


Uyuşturucu Madde Kullanımı Suçu ile Ticaretini Yapma Suçunun Arasındaki Fark


Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/9-378 E. 2018/618 K. Ve 6.12.2018 tarihli ilamında; “uyuşturucu madde kullanma ile ticaret” suçları arasındaki farkı ortaya koyma adına şu kriterleri geliştirmiştir:


1- Birinci kriter, Failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir.


2- İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya iş yerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya iş yerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlemesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir.


3- Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir.


Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu Yargıtay Kararları



Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunun İşlediğine İlişkin Somut Delil Bulunmaması


Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E. 2017/9-380, K. 2019/43, T. 22.1.2019 tarihli kararında; "Dava, uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkindir. Kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilemeyen, suç konusu esrar ile ilgisi olduğuna ya da inceleme dışı sanığın suçuna iştirak ettiğine ilişkin adı geçenin kovuşturma evresindeki soyut beyanı dışında delil bulunmayan sanığın savunmasının aksine, atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenle karar yerinde değildir." şeklinde karar verilmiştir.


Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E. 2005/10-62, K. 2005/94, T. 12.7.2005 tarihli kararında; "Suça konu uyuşturucu maddeyi sanık Tokcan'ın sattığı hususunda eldeki tek kanıt sanık Muammer'in doğrudan, sanık Tokçan'ın ise Muammer'den naklen yaptığı anlatımlarıdır. Sanık Tokcan ile Muammer'in olay öncesinde aynı gün tartıştıkları, bu nedenle husumetli oldukları keyfiyetinin, tanık Metin'in anlatımları ile doğrulandığı nazara alındığında, suçlamaları atfı cürüm niteliğinde değerlendirmek ve bu nedenle yeter ciddiyette kabul etmemek gerekmektedir. Dosya içeriği, sanık Tokcan'ın savunmasının aksine, cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir kanıt bulunmadığını ortaya çıkarmaktadır. Bu yorum "kuşkunun sanık lehine yorumlanacağı" temel ilkesinin sonucudur." şeklinde karar verilmiştir.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/1671 E., 2019/4811 K. ilamında; "Tüm dosya kapsamına göre; 02.08.2013 tarihinde yapılan yol uygulaması sırasında sanıkların birlikte bulundukları araç içerisinde yapılan aramada net 525,1 gr esrar maddesinin ele geçirildiği; sanıkların tüm aşamalardaki savunmalarında ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kendi kullanımları için bulundurduklarını beyan ettikleri, haklarında uyuşturucu madde ticareti hususunda herhangi bir ihbar veya istihbari bilginin de bulunmadığı, sanıkların ele geçen esrarı kullanma amacı dışında başkasına satmak veya temin etmek için bulundurduklarına ilişkin savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak kesin ve somut bir delil bulunmadığının anlaşılması karşısında sanıkların atılı suçtan beraatı yerine mahkumiyetine kararı verilmesi..." şeklinde karar verilmiştir.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/5618 E., 2019/4163 K. ilamında; "Tüm dosya kapsamına göre; 28.12.2013 tarihinde yapılan yol uygulaması sırasında sanıkların birlikte bulundukları araç içerisinde yapılan aramada net 507,2 gr esrar maddesinin ele geçirildiği; her iki sanığın da yapılan idrar tahlillerinde esrar etken maddesi olan THC'ye rastlandığı, sanıklar hakkında dosya kapsamında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği; sanıkların tüm aşamalardaki savunmalarında ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kendi kullanımları için bulundurduklarını beyan ettikleri haklarında uyuşturucu madde ticareti hususunda herhangi bir ihbar veya istihbari bilginin de bulunmadığı sanıkların ele geçen esrarı kullanma amacı dışında başkasına satmak veya temin etmek için bulundurduklarına ilişkin savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak kesin ve somut bir delil bulunmadığının anlaşılması karşısında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi..." şeklinde karar verilmiştir.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/5069 E., 2017/5291 K. ilamında; "30.03.2010 tarihli Olay Yakalama El Koyma Üst Arama ve Teslim Tutanağından anlaşıldığı üzere ... isimli içkili iş yerinin önünde park halinde bulunan ... plaka sayılı kırmızı renkli otonun içinde bulunan şahıs yada şahısların uyuşturucu madde kullandığı veya uyuşturucu madde dağıttığının belirtilmesi üzerine polis memurlarının olay yerinde yaptıkları araştırma neticesinde, sanıkların araç içerisine oturmaya çalıştıkları sırada yakalandıkları ve sanık ... ’nin oturmaya çalıştığı sağ ön kapı cebinde şeffaf bir poşet içerisinde uzmanlık raporundan anlaşıldığı üzere toplam 4 gram ağırlığında 9 adet fişek ele geçirildiği, sanıklar mahkemedeki beyanlarında ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ... Gökçe’nin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen ... yada ... isimli şahıstan birlikte içmek için aldığını beyan etmeleri karşısında sanıkların savunmalarının aksine, ele geçirilen esrarı başkalarına temin etme veya verme ya da ticaret amacıyla bulundurduklarına dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı, sanıkların eylemlerinin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması..." şeklinde karar verilmiştir.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2018/3887 E., 2019/6424 K. Sayılı ilamında; "Sanık ...’ın 25.04.2010 tarihinde ...’tan kullanmak amacıyla aldığı 1 gr 750 mg esrar maddesini ...’a ait sırt çantasına koyması eylemi ile ilgili olarak savunmasında suça konu maddenin kendisine ait olduğunu, hakkında denetimli serbestlik tedbiri olması nedeniyle uyuşturucu maddesi ...’ın sırt çantasına koyduğunu ifade ettiği, ...’ın da benzer beyanlarda bulunduğu anlaşılmakla sanığın savunmasının aksine uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında satmak veya başkasına vermek amacıyla bulundurduğuna ilişkin, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, ele geçirilen maddenin ele geçiriliş biçimi ve miktarı da dikkate alınarak eylemin bir bütün halinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak yerine yazılı şekilde "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi..." şeklinde karar verilmiştir.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/5658 E., 2019/5996 K. ilamında; "Ele geçen ve kullanım sınırları içerisinde kalan net 190 gram esrar maddesinin, sanık savunmaları ile iletişimin tespiti tutanakları dikkate alındığında; savunmalarının aksine kullanma dışında satmak veya başkasına vermek amacıyla bulundurduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin delil elde edilemediği ve sanıkların eyleminin TCK'nın 191. maddesinde belirtilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi..." şeklinde karar verilmiştir.


Uyuşturucu Maddenin Bulunuş Biçimi


Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/1095 E., 2019/579 K. Sayılı ilamında; " Başka suçtan tutuklanan sanığın cezaevine tesliminden sonra yapılan üst aramasında iki paket halinde 49 mg eroin, 1 adet enjektör ve 1 adet küçük şişe kapağının ele geçmesi, savunmasında uyuşturucu kullandığını ve bağımlısı olduğunu, tutuklandıktan sonra üzerindekileri bir yere bırakma imkânı bulunmadığını beyan etmesi karşısında; hiç kimsenin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolla delil göstermeye zorlanamayacağına ilişkin Anayasa'nın 38/5. maddesine göre sanıktan, üzerinde uyuşturucu bulunduğunu söyleyerek suçunu ikrar etmesinin beklenemeyeceği gibi gerek uyuşturucu madde ile birlikte ele geçen malzemelerin uyuşturucu kullanma alışkanlığını ortaya koyması, gerekse mahkemenin de sanığın bağımlılıktan kurtulması amacıyla gerekli tedavi tedbirlerinin uygulanması için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar vermesi dikkate alındığında sanığın tutuklama sırasında üzerinde bulunan uyuşturucuyu bilinçli olarak ve cezaevine sokma saikiyle görevlilere teslim etmediği şeklinde bir sonuca varılamayacağı; ceza hukukunun temel prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alındığında sanığın eyleminin TCK'nın 191. maddesinde tanımlanan kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması," şeklinde karar verilmiştir.


Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2015/4313 Esas 2015/32606 Karar sayılı ve 20/10/2015 tarihli ilamında; “şüphe üzerine durdurulup üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine, cebinden çıkardığı MDMA içeren 61 adet tablet ile THJ-2201 içeren 4 gramdan ibaret maddeleri, kolluk görevlilerine teslim eden sanığın, bu maddeleri yakalanmasından bir saat kadar önce tanımadığı kişiden kullanmak için aldığına ve ikamet ettiği Balıkesir’e gitmek üzere otogara doğru giderken yakalandığına ilişkin savunmasının aksine, kullanma sınırları içindeki bu maddeleri satacağına veya başkasına vereceğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması" gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.


Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2015/5537 Esas- 2015/33109 Karar sayılı ve 30/11/2015 tarihli ilamında; “16.01.2015 tarihli tutanakta belirtildiği gibi Akhisar ilçesinden Manisa iline 45 ACF 85 plakalı araç ile uyuşturucu getirileceği bilgisi alınması üzerine aracın durdurulduğu içinde sanık Erhan İnan ve Bedir Demiryençel bulunduğu, aracın sağ ön yolcu kısmındaki paspas üzerinde poşet içinde 5 ayrı gazete kağıdına sarılı toplam net 250,95 gram esrar ile 40 adet sentetik uyuşturucu hap ele geçirildiği, sanığın aldırılan kan ve idrar raporunda esrar kullanımı pozitif olduğunun tespit edildiği ve ele geçirilen kullanım sınırları içerisindeki maddeleri sanığın başkasına satacağına veya vereceğine ilişkin delil bulunmadığından eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu" gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.


İtirafçı Sanık - Atfı Cürüm


Yargıtay 16. Ceza Dairesi 12.09.2108 Tarih, 2018/2944 E., 2018/2741 K. Sayılı kararında; ''İtirafçı sanık olup tanık sıfatı ile dinlenilen, etkin pişmanlıktan yararlanmak için sanık aleyhine beyanda bulunma hususunda hukuki menfaati bulunun ... isimli kişinin anlatımı tek başına hükme esas alınamayacağından; ... yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı hükmün BOZULMASINA, 12.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.'' diyerek etkin pişmanlıktan yararlanan ve sanık aleyhine beyanda bulunma hususunda menfaati bulunan bir kişinin beyanının tek başına hükme esas alınamayacağını açıkça vurgulayarak yerel mahkeme kararını bozmuştur.


Etkin Pişmanlık


TCK Madde 192/3 maddesinde uyuşturucu madde suçları yönüyle etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmiştir. TCK 192/3; "Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir." şeklindedir.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2018/1173 E., 2019/2027 K. Sayılı ilamında; "Sanık ...'in iki araç arasındaki irtibatın kesin olarak tespit edilemediği aşamada suça konu uyuşturucu maddenin ... plakalı araçta bulunan sanıklar......'e ait olduğunu beyan ederek suç ortaklarının meydana çıkmasına hizmet ve yardım ettiği, sanıklar ...'in ise sanık ...'in soyut beyanı dışında aleyhlerine mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı aşamada, ikrarları ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettikleri anlaşılmakla, sanıklar hakkında TCK 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi..." şeklindedir.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/1407 E. , 2019/4440 K. Sayılı ilamında; "Tüm dosya kapsamına ve 21/12/2013 tarihli Olay, muhafaza altına alma, yakalama ve gözaltına alma tutanağına göre; sanık ...'ün, haklarında beraat kararı verilen diğer sanıklar ...... ile birlikte içinde bulunduğu aracın motorunun sağ üst kısmında beyaz renkli poşet içerisinde ele geçen esrar maddesinin, kendisine ait olduğunu ikrar ederek fiil ve failin ortaya çıkmasına yardım ettiğinin ve bu surette sanık hakkında TCK 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi...." şeklinde karar verilmiştir.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2018/5015 E. , 2019/4942 K. Sayılı ilamında; "Sanığın...... plakalı araçtan kaçan kişilerin kesin olarak tespit edilemediği aşamada suça konu uyuşturucu maddenin sanık ...'ye ait olduğunu beyan ederek suç ortaklarının meydana çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi..." şeklindedir.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/13530 E. , 2019/1368 K. Sayılı ilamında; "Tüm dosya kapsamına ve 26.03.2013 tarihli Yakalama tutanağına göre sanık ...'in davanın diğer sanıkları ... ve ... ile birlikte olduğu sırada, sanıkların yapılan üst aramasında sadece ... 'in üzerinde esrar bulunduğu, sanıkların bulunduğu yerden yaklaşık 3 metre uzaklıkta siyah renkli poşet içerisinde ise 42 adet gazete kağıdına fişek tabir edilen şekilde sarılı kime ait olduğu bilinmeyen esrar maddesinin ele geçirildiği, sanık ...'in hemen olay yerinde bulunan uyuşturucunun kendisine ait olduğunu ikrar ederek fiil ve failin ortaya çıkmasına yardım ettiği ve bu surette sanık hakkında TCK 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi..." şeklinde karar verilmiştir.


TCK 188/4 Maddesinde Belirtilen Yerler


Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2018/1375 E. , 2019/1610 K., 28.03.2019 tarihli ilamında; "Sanık ...’nin diğer sanık ... ile birlikte ikamet ettikleri “... Mah. ... Sok. No: 55 Kat:3 .../Eskişehir”adresinde, ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurdukları anlaşılmakla birlikte, söz konusu yer “ikamet” olduğundan, TCK’nın 188/4-b uyarınca “umumi veya umuma açık yer” olarak nitelendirilemeyeceği gibi, ikamete 200 metreden yakın mesafede olduğu belirtilen “Beşevler Parkının” da ilgili madde hükmünde belirtilen “okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler” kapsamında olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında belirlenen temel ceza üzerinden, koşulları bulunmadığı halde, TCK’nın 188/4-b maddesi uyarınca ½ oranında arttırım uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi" bozma nedeni yapılmıştır.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2018/1414 E. , 2018/3177 K. tarihli ilamında "Suça konu uyuşturucu maddelerin TCK’nın 188/4-a maddesi kapsamında olduğu ve temel hapis cezasının alt sınırdan belirlendiği de dikkate alındığında, uyuşturucu madde satışının “Zafer Mah. Altıner Sok. No:33” adresinde bulunan müstakil evden yapıldığı, söz konusu yerin TCK’nın 188/4-b uyarınca “umumi veya umuma açık yer” olarak nitelendirilemeyeceği gibi, ikamete 200 metreden yakın mesafede olduğu belirtilen “Anıtpark” isimli çocuk parkının da ilgili madde hükmünde belirtilen “okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler” kapsamında olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında artırım maddesi olarak TCK'nın 188/4-a'nın yanı sıra TCK’nın 188/4-b maddesininde yazılması..." şeklinde karar verilmiştir.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2018/73 E., 2018/3924 K., 2.10.2018 tarihli ilamında; 5237 Sayılı TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının ( b ) bendinde " Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır" şeklinde düzenlemenin bulunduğu, olay tarihinde alınan istihbari bilgi üzerine soruşturmaya başlandığı, yapılan çalışmada sanıklar ....ve ....'in içinde bulunduğu araca tanık ...'in bindiğinin, aracın içerisinde sanıklardan 40 TL karşılığında uyuşturucu madde satın aldığının tespit edildiği anlaşılmakla; uyuşturucu madde satışının sanık ...'a ait aracın içerisinde gerçekleşmiş olması ve aracın TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının ( b ) bendinde belirtilen umumi veya umuma açık yerlerden olmaması karşısında, TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinin sanıklar hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi," bozma nedeni yapılmıştır.


Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2018/4102 E., 2018/5258 K., 19.11.2018 tarihli ilamında; " 5237 Sayılı TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının ( b ) bendinde " Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır" şeklinde düzenlemenin bulunduğu, 23.08.2015 tarihli fiziki takip tutanağına göre, sanığın 39 NE 614 plaka sayılı aracın arka sağ koltuğuna bindiği ve araç hareket halinde iken öndeki şahıslara bir şey uzattığı, sonrasında araçtan indiği anlaşılmakla; uyuşturucu madde satışının temyiz dışı sanığa ait hareket halindeki aracın içerisinde gerçekleşmiş olması ve aracın TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının ( b ) bendinde belirtilen umumi veya umuma açık yerlerden olmaması karşısında, TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasının ( b ) bendinin sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi, Kabule göre de; 23.08.2015 tarihli “olay yeri basit krokisi” ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşturucu madde satışının gerçekleştiği yerin.... Camiine tahmini olarak 50-70 metre uzaklıkta olduğunun belirtilmesi karşısında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun işlendiği yerin camii sınırına mutad ulaşım yolları ile mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığının kesin olarak belirlendikten sonra sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 188/4-b bendinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." bozma nedeni yapılmıştır.


Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2017/7431 Esas, 2017/6391 Karar, 6.12.2017 tarihli ilamında; ''Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 16/03/2016 tarihli raporunda metamfetamin olduğu tespit edilen suça konu uyuşturucu maddenin ''sentetik kannabinoid ve türevleri'' olduğu yönünde bir tespit yapılmadığı halde sanığın cezasının TCK'nın 188. maddesinin 4/a. fıkrası uyarınca artırılması, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA" şeklinde karar verilmiştir.


 

NOT: Bu bilgilendirme yazısı bir öneri olarak veya kesin bir sonuç vaadi ile yazılmamıştır ve sadece bilgi sağlama amaçlıdır. İlgili yasalar değişmiş olabileceğinden ve/veya sorununuz özel bir durum oluşturabileceğinden olası çözümler ve hukuki yardım için lütfen Av. Enes Teker ile iletişime geçiniz.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Suç Suç, Türk Ceza Kanunu veya cezai unsurları içeren özel kanunlar tarafından tanımlandığı şekliyle Türk kanunlarına göre yasaklanmış ve cezalandırılabilir fiilleri ifade eder. Suçun maddi, manevi ve