Lütfen yorumlarınızı, önerilerinizi veya düzeltmelerinizi iletmekten çekinmeyin.

Delil Tespiti




Delil tespiti bir geçici hukuki koruma yoludur. Delil tespitinin istenebilmesi için bütün davalarda olduğu gibi hukuki yararın var olması gerekir. Bir delile ulaşılmasının güçleşmesi veya delilin kaybolması ihtimallerinin bulunması hallerinde hukuki yararın mevcut olduğu kabul edilir. Delil tespiti ihtiyati tedbir gibi esas dava açılmadan veya esas dava görülüyorken istenebilir. Her ne kadar esas dava görülüyorken delillerin zaten inceleneceği gerçeği aklımıza gelse de yargılamada genellikle delillerin bir inceleme sırası olduğundan sırasıyla deliller mahkemece incelenirken inceleme sırası gelmemiş delillerin kaybolması, bu delillere daha sonra ulaşamama tehlikesinin ortaya çıkması veya delilin zarar göreceği ihtimallerinin bulunması durumlarında davaya bakan mahkemeden delil tespiti isteme zorunluluğu doğabilmektedir.


Esas davanın açılmamış olması halinde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir. Esas dava açılmış ve görülmekteyse delil tespiti davanın görüldüğü mahkemeden istenecektir. Delil tespiti geçici hukuki korumasının istenebilmesi için aşağıda sayılan üç şartın var olması gerekir:


1- İnceleme sırası gelmemiş delillerin olması,


2- Delil tespitinin istenmesinde hukuki yararın olması,


3- Çekişmeli bir vakıanın olması.


Delil tespiti mahkemeye verilecek bir dilekçe ile istenir. Mahkeme kendiliğinden delil tespiti kararı veremez. Her türlü delil için delil tespiti istenebilir. Kamera kayıtlarının sonradan silinme ihtimali nedeniyle kayıtların istenmesi, hasta veya yaşlı bir tanığın vefat etme tehlikesi nedeniyle daha sonra dinlenmesinin mümkün olamayabileceği ihtimaline binaen dinlenmesinin istenmesi, trafik kazalarında lastik izlerinin ve fren durumunun tespiti(keşif), kaybolma tehlikesi olan bir belgenin dosya arasına alınmasının istenmesi vs. şekillerde delil tespiti kurumu uygulamada karşımıza çıkmaktadır.


Mahkemece delil tespiti kararı verildikten sonra kural olarak bu karar karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı tarafın verilen delil tespiti kararına karşı bir haftalık süre içinde kullanabileceği bir itiraz hakkı vardır. Mahkeme, karşı tarafça dosyaya itirazların sunulması halinde yapılan itirazları değerlendirip karara bağlar. İtirazların yerinde görülmeyip reddedilmesi halinde derhal delil tespitinin gerçekleştirilmesine geçilir.


Acele bir halin var olması durumunda mahkeme delil tespiti kararı verdikten sonra tespit kararını karşı tarafa tebliğ ettirmeyebilir. Kararın tebliğ edilmemesi halinde delil tespitinin gerçekleştirilmesinden sonra delil tespiti kararı, tespit dilekçesi, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf, delil tespiti kararına karşı delil tespitinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle itiraz edebilir. İtiraz mahkemece incelenip karara bağlanır. Verilecek karar nihai bir karar olmayacağından kanun yoluna götürülemez.


Esas davada verilecek hüküm ile birlikte kanun yoluna giderken delil tespiti kararının usul ve yasaya aykırı olduğu karşı tarafça dile getirilebilir.


 

NOT: Bu bilgilendirme yazısı bir öneri olarak veya kesin bir sonuç vaadi ile yazılmamıştır ve sadece bilgi sağlama amaçlıdır. İlgili yasalar değişmiş olabileceğinden ve/veya sorununuz özel bir durum oluşturabileceğinden olası çözümler ve hukuki yardım için lütfen Av. Enes Teker ile iletişime geçiniz.